Jim Jarmusch’un yeni bir film çektiğini öğrendiğiniz ilk anda siz de hemen heyecanlanmaya başlayanlardan mısınız? Ortak ruhsal dengesizliklere sahip insanlar olarak, belki de beraber bir köyde komün hayatı yaşamalı ve bol bol film izleyip rahatlamalıyız.

Jarmusch’un yönetmenliğini yaptığı filmlerde genelde insanı içine hapseden bir karanlık, bunalımlı ama bir o kadar çekici bir hava vardır. Bu yüzden herkese göre değildir onun sanatı. Onun özgün kasvetinden olağanüstü hazlar alan bir ekip olarak, ayıla bayıla izlediğimiz o filmleri derleyip paylaşmak istedik. Jim Jarmusch dehasının ürünleriyle size şimdiden iyi geceler diliyoruz. 

1. Only Lovers Left Alive

Only Lovers Left AliveBunun bir vampir filmi olması sizi sakın yanıltmasın. Bildiğiniz vampir filmlerinden çok daha fazlası var çünkü. Müzik, aşk, tutku, gizem ve bol miktarda sağlam oyunculuk içeren bu filmi izledikten sonra uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.

2. Broken Flowers

3Jarmusch’un en sevdiği oyunculardan birinin Bill Murray olması da ayrı güzelliklerinden. Murray’, Broken Flowers filminde de yine kendisine çok yakışan yalnız adam rolünde izlemiştik. Ama tabii ki olay yine burada bitmiyor. Yıllar öncesinden çıkıp gelen imzasız bir mektup sonucu yollara dökülerek 19 yaşına gelmiş olan oğlunu arayan Murray, izleyiciyi karmakarışık duygularla bırakır bu filmde.

3. Dead Man

4Bir filmi Jim Jarmusch yönetir ve başrolünde Johnny Depp oynarsa neler olur diye hiç düşünebiliyor musunuz? Biz fazla düşünmemize gerek kalmadan Dead Man’i izledik ve bu siyah beyaz filmin içinde resmen kaybolduk. 1995 yapımı bu mükemmel Western esintileri geçen filmde büyülü bir ruhsal yolculuğa çıkabilirsiniz.

4. Down by Law

5Roberto Benigni’nin oyunculuğuyla kocaman gülümsemenize neden olduğu, Tom Waits’in başlı başına mest ettiği müthiş bir Jarmusch filmi Down by Law. Üç bambaşka kafanın tek bir hapishanede bir araya gelmesiyle, siyah beyaz görüntülerle bile ortaya iç ısıtan bir dostluk filmi çıkabiliyormuş.

5. Stranger Than Paradise

6Bir insanın artık gerçek bir Jim Jarmusch hayranı olmaya başladığı filmdir Stranger Than Paradise. 1984 yılına ait film yine siyah beyaz çekilmiştir ve soundtrack seçimleri filmin durağanlığıyla müthiş bir uyum içindedir. İzlediğinizde bize hak vereceksiniz ki, sıkılmak hiç bu filmdeki kadar güzel olmamıştı.

6. Night on Earth

7Buram buram Jim Jarmusch kokan, 5 farklı kent, 5 farklı taksi şoförü üzerinden geceyi yansıtan nefis ötesi bir film Night on Earth. Filmin içindeki hikayeler arasında kendinizi kaybederen, Tom Waits’in ellerinden çıkan müthiş soundtrack’iyle belki de nirvanaya ulaşabilirsiniz.

7. Mystery Train

8Elvis Presley’nin ruhu için bu filmi mutlaka görmelisiniz. 1989 yılına ait filmi Jim Jarmusch hem yazıp hem yönetmiştir. Yeterli popüleriteye sahip olmayan bu güzel filmi siz sakın es geçmeyin deriz.

8. Ghost Dog: The Way of the Samurai

9Yine on numara diyebileceğimiz bir Jim Jarmusch filmi Ghost Dog. 1999 yapımı şaheser aslında bir çeşit mafya filmi olmakla beraber kasvetiyle birleşen aksiyon kesinlikle görmeye değer. Şöyle sağlam ve cool bir gangster filmi izlemek isteyenlere özellikle duyurulur.

9. Coffee and Cigarettes

10Simsiyah bir film düşünün ama içinde Bill Murray, Tom Waits, Iggy Pop, Roberto Benigni gibi adamlar geyik yapıp deliler gibi kahve ve sigara içsinler. İnanın şu filmi izlerken başka hiçbir şeye ihtiyacınız olmadığını fark edeceksiniz.

10. Permanent Vacation

11Sinemaya en çok yakışan kentlerden New York yine Jim Jarmusch dehasıyla buluşuyor ve ortaya enfes bir Permanent Vacation çıkıyor. Jim Jarmusch’un ilk filmlerinden biri olan bu eserde her zamanki ağır görüntüler, durağanlık, kasvet ama aynı zamanda izleyicinin başından kalkmak istemediği bir hipnoz söz konusu. Filmin görüntüleri için ayırdığınız zamana kesinlikle değer.

11. The Limits of Control

12Tabii ki gizem, tuhaflık, biraz da suç ve dramla dolu bir Jim Jarmusch filmi The Limits of Control. Eğer buraya kadar tüm Jim Jarmusch şaheserlerini izlediyseniz bu filmi kesinlikle atlamamalısınız.

Kaynak: listelist

 

Yazar:

Godfather Dergi

İki aylık “sine-teori” dergisi olarak çıkan GodFather, sadece popüler sinemayla, güncel filmlerle, vizyon filmleriyle ilgilenen bir dergi değil, sinema tarihi, kült filmler, sinema akımları, yönetmenler ve ülke sinemaları gibi konuları da inceleyecek. GodFather, sinemanın yalnızca estetik ve edebi yanıyla değil; felsefi, politik, psikolojik ve sosyolojik yanıyla da ilgileniyor. Derginin amacı ve yöntemi; Sinema üzerine düşünmek ve düşündüğünü yazmak, sinemayla ilgili araştırıp incelemek ve araştırıp incelediğini yazmaktır.